Bir gün Bin yer


Sıcak falan demedik konustuğumuz gibi bütün planlarımıza uyduk. Fotoğraf çekmek hiç bu kadar keyifli olmamıştı. İstanbul'un en güzel mekanlarını bir günde gezdik neredeyse. Sabah Beşiktaşta kahvaltı yapıp düştük yollara. Galataya iki kez gidip geri dönmüştüm. Daha doğrusu saatleri tutturamamıştım. Oradan boğazı görmek, fotoğraf çekmek düne nasipmiş, harikaydı. Filiz de modellik yaptı bana:) Aslına bakarsak en güzel kareler onun olduğu karelerdi. Tanıdığım en doğal poz veren kişi oydu ne yalan söyleyeyim. Bir ara Ayasofya'ya girdik. İçeri ayetler dolayısıyla Filiz'i almadılar. Ben daldım direk. Mekanı çekmek için baya bir geniş açılı lens gerektiğinden zorlandım. Çekim yapıcam diye yerlerde yuvarlanırken beni gören turistler çok şaşırdılar. Çıktığımda baya terledim. Ama zaten bütün gün terledim onun için bir şey farketmedi. Keza arkeoloji müzesine gittiğimde de kapalıydı. Ona da girdik sonunda. Tek tek özenle çektim her bölümü. Artık makinaya da alıştım diyebilirim. Ben ona Canan diyorum. Duyunca çok güldü Filiz:) Ki ikinci makinamında ismi hazır benim. Tam profesyonel bir Canon alırsam ona da "Conan" diyeceğim. Buna da çok güldük tabi.

Günlük gezimiz sona erdiğinde İstiklal'de birer yorgunluk kahvesi içtik. Oradan da bir arkadaşının doğumgünü partisine katıldık. İnanın, hala gezebilecek enerjimiz vardı. "Ortaköy yapalım mı?" diye sorduğumuz da oldu hatta birbirimize. Fakat o başka bir haftasonunaydı artık. Bebek tarafına gitmedim, Filiz oraları gezdirecek bana. Ve inşallah bundan bir süre sonra yeni lensimle yeni yerlerde "tripodlu çekim yapabilirim." Tripod demişken, şu aleti bir türlü sokamadık biyere. Hep girişte güvenliğe teslim ettik. Ben anlamıyorum tripodla çekince ne oluyor? Hele Yerebatan'da; tamamen karanlık ve uzun süre pozlama yapılması gereken bir ortam. Çekemedim de zaten titredi hep. 1mm bile kaysa tadı kaçıyor işin.

Sıcağa ve bol mekanlı güzergahımıza rağmen herşey olabildiğine güzeldi. Hiçbir yorgunluk yaşamadan güzel bir haftasonu geçirdik. Benimle olduğu için kendisine ve Cananıma teşekkür ediyorum:)

Posted by Emrah Kara | zaman: 13:14

0 yorum:

Yorum Gönder