Diyalog
Bir kaç saat önce mail gelmişti. Çalışıyordum bakamamıştım. Sonra baktığımda facebooktan bir arkadaşlık isteği gelmiş. Kendisini tanımadığım biriydi, onayladım mesaj attım "tanışıyo muyuz?"diye. "Tanışmıyoruz abi seni internette gezinirken gördüm ve bir kaç sorum olacak izin verirsen" diye yanıtladı mesajımı. Pekala sorabileceğini söyledim. Konuşmanın ve verdiğim bilgilerin kendi açısından yararlı olacağını düşündüm.
Diyaloğumuz şöyle;
______________________________________________________________
Çocuk:
abi benim desenim iyi. daha bir senem var. geliştiricem tabi ki. ama kendime bi üniversite seçip ona göre çalışmak istiyorum. sanırım her üniversitenin yetenek sınavlarında dikkat ettikleri şeyler farklı. mesela bazıları yardımcı çizgileri istiyormuş, bazıları deseni koyu tonlarda falan.
dokuz eylüldeki kriterler neler?
ikinci sorum ise daha genel bir soru. bütün üniversitelerde uygulanan eğitim aynı mıdır? diyelim ki istediğim ayarda bi üniversite tutturamadım. farklı bir üniversiteye gidip sıkı çalışsam aynı kalitede eğitim görüp kendimi yetiştirebilir miyim?
piyasada çalışan birine sormak en doğrusu diye düşündüm de :)
Ben:
1_Herşey desen değildir. İlk sene temel sanat eğitimi alacaksın ve desen de önemli tabi ama herşey desende bitmiyo. Çizgin kadar hayal gücün ve hızın da olmalı. Sınavda tek desen aşaması yok biliyosun, renkli çalışıcaksın ayrıca imgesel de yapıcaksın. Onlarda fark yaratırsan yüksek notla geçersin. Fakat sana şöyle diyim; ben en düşük puanla yedeklerden girdim bok gibi desenim vardı sadece imgeselim iyiydi ama o dandik sınav bi halta yaramıyo aslında. Desen desen diye kasanlar sapır sapır döküldüler okulu falan bıraktılar. İçinde birşeyi en sade yoldan anlatma yeteneği varsa bu işi yaparsın ama yok dersen zor yaparsın. Önce sevmen lazım askeri eğitime benzer bi eğitim vardır Dokuzeylül'de. Tırsma sakın, grafik tasarımcı olmak öyle kolay değil herkes photoshop biliyorum diye kendine tasarımcı etiketi yapıştırıyor kodumun memleketinde. Sen hevesini kaybetme çalış şu dandik sınavı geç sonra kazanırsan zor geçecek bir seneden sonra sevmeye başlayacaksın. Zaten sevmezsen dedim ya yapamazsın kabus olur. Ben 4 sene sıfır günde bitirdim okulu. Yüzde 90ı 5 ya da 6 senede bitirir orayı ama benimki normal olan. Türkiye'de bence en iyi okul Dokuzeylül Gsf'dir. İst. Mimar Sinan da iyidir ama en sağlam tasarımcılar İzmir'den cıkar çünkü götleri kalkmamıştır. Ben şu an İstanbul'dayım mesela. Gerçi bu konu şu an için seni hiç ilgilendirmiyo ama ben yine de belirteyim. Herşey burda dönüyor adamım, Türkiye'nin baska hiçbiryerinde istedğin şartlara ulaşamazsın. Okul biterken (kazanabilirsen) ona göre seçimini yap kendine bir ilgi alanı belirle. Ben İnteraktif tasarım eğitimi almamama rağmen şu an interaktivite fışkırıyo heryerimden.
Neyse...
2_Her üniversite hemen hemen aynı müfredatı uygular ama öğretmen ve hocaların kalitesi sonucu belirler. Nice bölüm başkanları var çanak çömlek bölümünden gelip Grafik bölümü başkanlığı yapıyolar. Sonra aptal aptal cahil sanatçı grafikerler çıkıyo bize rakip oluyo. Olamıyo da biraz bizim ayağımıza dolanıyo o kadar. Sana bizim okulu kazanmasan da gidip Ömer DURMAZ'ı tanımanı öneririm. Onun gibi birkaç değerli insan sana neyin ne olduğunu çok iyi anlatabilir ancak. Şu yazdıklarımın çoğu onun ürünüdür. Gerçi onu da rahat bırakmıyolar "görüşlerinden ve başarısından dolayı".
Bu cevaplar sana yön verir umarım.
Piyasada daha yeniyim onun için yıllarca çalışmış birinin düşüncelerine sahip değilim daha öğrencilikten yeni çıktım.
Ama şunu bil, sen işini severek yaparsan seni biri mutlaka bulur abicim. Hadi eywallah.
(seni ekledim ama siliyorum bşey olursa mail atarsın ..................................)
Paylaşayım dedim:)
0 yorum:
Yorum Gönder